Üniversite ücretlerinde rekor: Tek yıllık eğitim 3,7 milyon TL’yi aştı

Haber gorseli

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercihleri başladı. Adaylar 29 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında en fazla 24 program için tercih yapabilecek. Bu yıl üniversite seçimi, puan ve başarı sırasının yanı sıra artan eğitim ve yaşam maliyetleri nedeniyle her zamankinden daha zorlu geçecek.

DW Türkçe’nin haberine göre, vakıf üniversitelerinde lisans programlarının ortalama yıllık ücreti yüzde 34 artarak 573 bin TL’ye yükseldi. Bazı bölümlerde ilan edilen liste fiyatları ise 3 milyon TL sınırını aştı.

Kontenjan yaklaşık 47 bin azaldı

Eğitim uzmanı Salim Ünsal’ın hesaplamalarına göre, özel kontenjanlar hariç tutulduğunda yükseköğretimde toplam kontenjan geçen yılki yaklaşık 794 binden bu yıl 747 bine geriledi. Yaklaşık 47 bin kişilik düşüş hem devlet hem de vakıf üniversitelerini etkiledi.

Ünsal, kontenjan azalmasının daha çok düşük başarı sıralarından öğrenci alan vakıf üniversitelerinde yoğunlaştığını belirterek, hukuk, mühendislik ve diş hekimliği gibi bölümlerde geçen yıl görülen ölçüde bir değişim beklemediğini söyledi. Sınava başvuran ve puanı hesaplanan aday sayısındaki düşüşün de kontenjan daralmasını kısmen dengeleyeceğini ifade etti.

Lisans eğitiminin ortalama ücreti 573 bin TL

Vakıf üniversitelerinde lisans ve ön lisans programlarının liste fiyatları bu yıl ortalama yüzde 31 arttı.

Dört yıllık lisans programlarında ortalama yıllık ücret geçen yıl 428 bin 681 TL iken bu yıl 573 bin 117 TL’ye yükseldi. İki yıllık ön lisans programlarında ise ortalama ücret yaklaşık 304 bin TL’ye çıktı.

Programlar arasında ise büyük farklar bulunuyor. Nişantaşı Üniversitesi Tıp Fakültesi için açıklanan liste fiyatı 3 milyon 740 bin TL’ye kadar ulaşıyor. Ünsal, bu rakamların tercih ve kurum burslarıyla düşebileceğini belirterek, “Liste fiyatı başka, reel gerçek fiyat başka şekilde cereyan ediyor” değerlendirmesinde bulundu.

Ünsal’ın hesaplamalarına göre fiilen en yüksek yıllık eğitim ücretleri Koç Üniversitesi’nde yaklaşık 2 milyon 180 bin TL, Sabancı Üniversitesi’nde yaklaşık 2 milyon 170 bin TL seviyesinde bulunuyor. Özyeğin Üniversitesi’nde ise bazı programların yıllık ücreti 1 milyon 800 bin ile 1 milyon 900 bin TL arasında değişiyor.

Vakıf üniversitelerinin hedefi 80 milyar TL gelir

Vakıf üniversiteleri bu yıl toplam 176 bin 80 öğrenci kabul etmeyi planlıyor. Kontenjanların tamamen dolması ve ek burs verilmemesi halinde liste fiyatları üzerinden yaklaşık 80,4 milyar TL’lik gelir elde edilmesi öngörülüyor.

Geçen yıl ise hedeflenen 193 bin 847 öğrenciden yalnızca 145 bin 319’u yerleşmişti. Böylece beklenen 66 milyar TL yerine yaklaşık 47 milyar TL’lik gelir oluşmuştu. Tercih, başarı ve kardeş bursları gibi indirimler nedeniyle fiili gelirin bunun da altında kaldığı belirtiliyor.

Ünsal, ekonomik koşullar ve artan eğitim maliyetleri nedeniyle bu yıl vakıf üniversitelerinde doluluk oranının yüzde 70-75 seviyelerinde kalmasını beklediklerini söyledi.

Öğrencilerin üçte ikisi yüzde 50 burslu

2026 yılı kontenjanlarının yüzde 14’ü tam burslu, yüzde 68’i yüzde 50 burslu, yüzde 4’ü yüzde 25 burslu ve yüzde 13’ü ücretli öğrenciler için ayrıldı.

Ünsal, vakıf üniversitelerinin gerçek fiyat politikasını yüzde 50 burslu kontenjanların ortaya koyduğunu belirterek, “Vakıf üniversitelerinin gerçek fiyatı aslında yüzde 50 ücretleri ne kadarsa o fiyatlar normalde” dedi.

Adayların tercih yapmadan önce bursun hazırlık sınıfını kapsayıp kapsamadığını, öğrenim süresi boyunca devam edip etmeyeceğini, hangi koşullarda kesilebileceğini ve sonraki yıllardaki zamların hangi ücret üzerinden hesaplanacağını mutlaka öğrenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Barınma maliyeti şehir dışı tercihlerini azaltıyor

Artan yaşam maliyetleri, öğrencilerin şehir dışındaki üniversitelere gitme eğilimini de önemli ölçüde azalttı.

Ünsal’a göre aileler artık yalnızca üniversitenin akademik başarısını değil, öğrencinin başka bir şehirde yaşayacağı kira, yurt, ulaşım ve beslenme giderlerini de hesaplıyor. Özellikle İstanbul’da yaşayan ailelerin önemli bir kısmı, şehir dışında devlet üniversitesinde okumak ile İstanbul’da yüzde 50 burslu bir vakıf üniversitesine gitmenin toplam maliyetini karşılaştırıyor.

Bu nedenle adayların tercih yaparken üniversitenin yurt imkanlarını, oda kapasitesini, kampüse uzaklığını ve KYK yurduna yerleşmenin garanti olmadığını da dikkate alması öneriliyor.

Tıp istihdamda ilk sırada

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 verilerine göre lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 74, ön lisans mezunlarının ise yüzde 66 seviyesinde.

En yüksek istihdam oranı yüzde 95 ile tıp bölümünde görülüyor. Tıbbı; özel eğitim öğretmenliği, havacılık elektrik ve elektroniği, matematik mühendisliği ve hemşirelik takip ediyor. İlk işe en kısa sürede başlayan lisans mezunları ise ortalama iki ayla dil ve konuşma terapisi bölümünden mezun olanlar.

Öte yandan TÜİK verileri, ücretli çalışan lisans mezunlarının yalnızca yüzde 57’sinin eğitim aldığı alanda çalıştığını ortaya koyuyor. Ön lisans mezunlarında bu oran yüzde 51 olarak hesaplanıyor.

“İstenmeyen bölüm tercih listesine yazılmamalı”

Salim Ünsal, tercih döneminde adayların yalnızca puan ve başarı sırasına odaklanmaması gerektiğini belirterek, bölümün kişisel ilgi, yetenek ve kariyer hedefleriyle uyumlu olup olmadığının da değerlendirilmesini önerdi.

Ünsal, yalnızca açıkta kalmamak için yapılan tercihlerin öğrencileri istemedikleri bir eğitim ve meslek hayatına sürükleyebileceğini belirterek, gerekirse bir yıl daha hazırlanmanın uzun vadede daha doğru bir karar olabileceğini ifade etti.

Tercih sürecinin sadece puan hesaplamasından ibaret olmadığını vurgulayan Ünsal, adayların üniversiteleri mümkünse yerinde görmelerini, ders programlarını incelemelerini ve mezunların çalışma alanlarını araştırmalarını tavsiye etti.

yok

Author: Yusuf Çelik